İşçinin tırnağı, işçinin canı

Türkiye’den gidip Amerika’da inşaat sektöründe başarılara imza atan bir uzmandan, inşaat sektöründeki ‘rant’ın sisteme verdiği zararları ve iki ülke kıyaslamasını dinlemek ister misiniz? Aslen Fethiyeli olan Salih Eroğlu, ABD ve Türkiye’deki inşaat sektörünü kıyaslarken, ülkemizdeki ihmallere de dikkat çekmiş.Eroğlu’nun tesbitleri özetle şöyle:* Amerika’da inşaat sektörü sağlam bir sisteme oturmuş durumda. Sektörde çok büyük inişler ve çıkışlar olmuyor. Devamını Oku...

Tehlikeyi küçük gördük

Çocukları ve gençleri hedef alan kötülüklere karşı vaktinde ve zamanında tedbir almayı ihmal ettik. Neticede bugün yangının sadece bacayı değil, temelden çatıya kadar her yanı sardığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. Kötü bir alışkanlığımız var. Dertlere ve problemlere karşı tedbir almak yerine, “Bize bir şey olmaz” demeyi tercih ediyoruz. Keşke öyle olsa, keşke bize bir şey olmasa... Ama nihayetinde hepimiz insanız ve zaaflarımız, âcizliklerimiz var. Devamını Oku...

AB yolculuğu hatırlandı mı?

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkisi “inişli-çıkışlı”dan ziyade, “kuyulu-tepeli” şeklinde tarif edilse her halde yanlış olmaz. Bir bakıyorsunuz kızgınlıkla köprülerin atılması noktasına geliniyor, bir bakıyorsunuz “Bugün yarın AB’ye üye olunur” kanaati verecek şekilde hadiseler yaşanıyor. Sadece son bir yıl tahlil edilse bile böyle düşünmek mümkün. AB ile ülkemizin arasındaki ilişkinin bu derece problemli olmasının asıl sorumlusu AB tarafı Devamını Oku...

Menderes’in hizmeti / Hem hizmeti, hem kendisi unutulmadı

Tarih, mazlûmların ‘ah’ını alanların iflâh olmadığına şahittir. Bilhassa darbe dönemlerinde binlerce masum haksızlığa uğramış ve mağdur olmuştur. Sıkıntıları geride bırakamayışımızın bir sebebi de, geçmişte yaşanan haksızlıklar değil mi?Yakın tarihte cereyan eden ciddî haksızlıktan biri de 27 Mayıs 1960’da yaşanmıştır. Türkiye’ye 10 yıl boyunca başbakan olarak hizmet eden Adnan Menderes ve arkadaşları, askerî bir darbe ile devrilmiş ve adaletle Devamını Oku...

Mescitlerden korkulmaz

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda mescit açılması ile ilgili yönetmeliği, bazılarının itirazı ile karşılaşmış. İtiraz edenlere göre bu adım, laikliğe de aykırı imiş.Aslında okullarda mescit açılması değil, yakın zamana kadar açılmamış olması laikliğe aykırı idi. Çünkü din ve vicdan hürriyeti, ibadetlerin serbestçe yapılmasını icap ettirir. Aksi halde bu hürriyetten bahsedilebilir mi?Türkiye’de 72.5 millet ve bir o kadar da anlayış vardır. Devamını Oku...

Karma(şa)lı eğitim

Pazartesi günü (15 Eylül 2014) yeni eğitim öğretim yılı için zil çaldı ve milyonlarca öğrenci ile birlikte veliler de haklı bir heyecan yaşadı. Okulla ilk defa tanışanların yanında, lise eğitiminin son yılına başlayanlar da oldu. İlk gün yaşananlar bir defa daha gösterdi ki, aslında çalan zil ders için değil, bir anlamda dert içindi... Resmî açıklamalar “Her şey yolunda... Eğitim yılı problemsiz başladı. Sistem saat gibi işliyor” dese de, gerçek durum Devamını Oku...

Dert zili çaldı

Üç aylık yaz tatili sona erdi ve 16 milyonu aşkın öğrenci ve 873 bin öğretmen bugün ders başı yapıyor.Bazı ülkelerin nüfusundan fazla öğrenciye sahip olan ülkemizin eğitim sisteminde sıkıntıların olması da tabiîdir. Elbette mevcut sıkıntıları sadece öğrenci çokluğuna bağlayıp işin içinden çıkamayız. Daha kalabalık öğrencisi olduğu halde, bize nisbetle sistemdeki problemleri aşabilmiş ülkeler olduğuna göre biz de bunu yapabiliriz ve yapmalıyız.Elbette Devamını Oku...

Millete indirilen darbe

Bir lise öğrencisi olarak yaşadığımız 12 Eylül 1980’deki askerî darbeden “dün gibi” bahsederken, aslında aradan 34 yıl geçtiğini unutuyoruz. Dile kolay 34 yıl... O gün doğanlar bile darbe günlerinde neler yaşadığını bilmezken, darbeden 10 ya da 20 yıl sonra doğmuş “genç”ler ihtilâlcilerin bu millete ve bu memlekete neler yaptığını, ne bedeller ödettiğini anlamaları kolay mı?Her hadiseyi rakamlarla izah etmek mümkün değil, ama rakamlar olmadan da ‘darbe’nin Devamını Oku...

Ah medya, vah medya

Gazetecilik, sadece ülkemizde değil bütün dünyada en çok tenkit edilen meslekler arasında. “Edepli” olmayan bir medya mensubundan herkes çekinir ve çekinmeli. Çünkü gazetecinin elinde bulundurduğu vasıtalar hem iyiye hem de kötüye kullanılabilir. Kötüye kullanıldığında ise insanların şeref ve haysiyetlerini yerle bir etme ihtimali hayli yüksek. Bu sebeple gazetecilerin “ahlâksız” olanlarından Allah’a sığınmak lâzım.Yeni dönem iletişim vasıtaları sebebiyle Devamını Oku...

Hanımlara özel otobüs

Çelişkileriyle meşhur olan ülkemizde bazı iyi ve güzel adımları atmak yıl değil, yıllar alıyor. Başka ülkelerde bir işin yanlış olduğu görüldüğünde ya da bir uygulama itirazla karşılaştığında bu itiraz iyi niyetle değerlendirilir ve uygun olan adımlar atılır. Bizde ise hemen her yeni teklif ve tavsiye, “Bu da nereden çıktı?” ya da “Eski köye yeni adet getirme” diye karşılanır. Vatandaşın taleplerini dikkate alanları tenzih ederek diyebiliriz ki; en Devamını Oku...