Köyümdeki bayram

Bu sene Ramazan Bayram namazını Çayeli, Senoz Vadisindeki köyümüzün camiinde kılmak nasip oldu. Köy bayramları ile şehirlerde yaşanan bayramlar arasında ciddî farklar var. Bu vesile ile ‘köydeki bayramlardan bahsetmek istiyorum.Hemen şunu ifade edelim ki, “köy bayramları” da birbirinden çok farklılık arz eder. Her köyün farklı adet ve uygulamaları olur. Aynı şekilde şehirlerdeki bayramları da tek bir bayram olarak düşünmemek lâzım. Küçük şehirler ve kasabalarla Devamını Oku...

Bu hal, hal değil

Bir dönem adından çokça bahsedilen “Genç Siviller”in kurucusu Turgay Oğur, bir röportajında “hal ve gidiş”le ilgili soruları cevaplandırmış. “Bugüne kadar topladığım kredileri bu tek adam devrinde yüksek kurdan bozdururum hesabıyla fikir değiştirmediğim için kendimi takdir ediyorum” diyen Oğur’un bazı tesbitlerini paylaşmakta fayda var.Oğur, geçmişi şöyle özetlemiş: “Beş yıl önce; (...) biz herkes için özgürlük istiyorduk. (...) Acayip haklıydık. Devamını Oku...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun. Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek bir bayram yapmak mümkün mü?Çocuklarsız bayram düşünmek imkânsız. Peki, Gazzeli çocukların Devamını Oku...

Çakılma tehlikesi

En iddialı olunan ekonomi noktasında da hal ve gidişin iyi olmadığı, yol üstünde tuzak ve tehlikeler bulunduğu ifade ediliyor, ama iyi niyetli ikazları dahi dinleyen yok. Muhalifleri bir yana bıraksak bile, bu ikazları yapanlar arasında ‘bakan’lar bile var.Meselâ, “Önce üretip, hak etmeliyiz” diyen Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Üretmeden krediyle alış veriş yapmak, lüks konut almak Türkiye’yi çıkmaza sokabilir” demiş. (Vatan, 24 Temmuz 2014)Haksız mı? Hangi Devamını Oku...

Gıybetçilere teşekkür mü etsek?

Arzu edilmese de siyasî tartışmalar, kalplerin kırılma noktasına gellip dayandı. Hak ve hukuna en fazla riayet etmesi gereken mütedeyyin insanlar bile ‘iftira’ tuzağına düşebiliyor.Bu noktada en çok itham edilenlerden biri de gazetemiz. Bilen de, bilmeyen de; tanıyan da, tanımayan da Yeni Asya’nın siyasî tavrını eleştirme yarışına giriyor. “Sanal alem” denilen internet dünyası da bunu teşvik eder bir mahiyet kazanmış. Bazıları gerçek, bazıları da hayalî isimler Devamını Oku...

“Gizli anayasa”larla bir yere varılmaz…

Bilhassa darbe dönemlerinde adından çokça bahsedilen, ama çok az kişinin gördüğü bir kitap var: Kırmızı Kitap! Bu öyle bir kitap ki, matbaada basılmaz, kitapçıda satılmaz. Düşünün ki, o ‘kitap’a göre adım atması istenen bakanlar ve başbakan bile ona sahip olamaz. Sahip olamaz, fakat ona uymak mecburiyetindedir... Sadece görür, o kadar. ‘Sanal âlem’ ansiklopedilerinde ‘Kırmızı Kitap’la ilgili şu bilgiler verilir: 1982 Anayasası ile MGK güvenlik kararlarını Devamını Oku...

Abartmasanız olmaz mı?

Ağustos’da sadece havalar değil, siyasî gündemin de ısınması bekleniyor. Malûm, 10 Ağustos’da cumhurbaşkanı seçimi var. İlk turda adaylardan biri yüzde 50’nin üzerinde oy alamazsa seçimin ikinci turu 24 Ağustos’da yapılacak. Haliyle seçim çalışmaları siyasî tansiyonu da yükseltmiş olacak. Her seçim önemlidir, ama seçimlere ‘ölüm-kalım’ hadisesi gibi bakmak da doğru olmaz. İktidar da, muhalefet de ölçülü hareket ederse kazanan Türkiye olur. Seçim meydanlarında Devamını Oku...

Hem söz hem fiil

Elbette İslâm dünyasının başka meseleleri de vardır, ama şu günler için Gazze’de yananlar çok önemli. Dünyanın gözü önünde masumlar katlediliyor. Bu katliâma ‘dur’ demek için daha kaç çocuğun, kadının ve masumun şehit olması gerekecek?Bu gece bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen “Kadir Gecesi”dir inşallah. Ömrü olan bu geceyi idrak edecek. Bu vesileyle duâlarımızın başta Filistin ve Gazze olmak üzere bütün İslâm âlemi için olmasını diliyoruz. Devamını Oku...

Dünyanın kalbine sesleniş

Gazze’deki Şifa Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde görev yapan 67 yaşındaki Norveçli cerrah Mads Frederick Gilbert, İsrail’in Gazze’de yaptığı katliama birinci dereceden şahit olduğu için feryadını dile getiren çok anlamlı bir mektup yazmış. Cerrah, Mads Frederick Gilbert’ın kartvizitinde “Profesör ve Klinik Başkanı, Acil Tıp Kliniği, Kuzey Norveç Üniversite Hastanesi” yazıyor. Dolayısı ile hiç kimse bu kişinin tarafgir olduğunu iddia edemez. Şunu da Devamını Oku...

Risale-i Nur riske atılabilir mi?

Risale-i Nur Külliyatının yayın haklarının çıkarılacak bir kanunla “Bakanlar Kurulu”na devredilmek istenmesine yapılan itirazları ‘gereğinden fazla tepki’ olarak görenler var. Ya da, “Niye tepki gösteriyorsunuz ki? İşte bakın, ‘devlet’ bu eserlere sahip çıkıyor. Bundan sonra onlar resmen basacak. Daha ne istiyorsunuz?” diyorlar.Yıllardan beri “Risale-i Nur eserleri okullarda ders kitabı olsun” ya da “Eğitim müfretatı ve hazırlanan ders kitapları Risale-i Nur’dan Devamını Oku...